He was surprised to hear a cry from within.
- İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.
You should spend more time outside and less time inside.
- Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.
It was an inside job.
- İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.
I prefer to stay indoors.
- Ben içeride kalmayı tercih ederim.
We spent all day indoors.
- Biz bütün günü içeride geçirdik.
Do you wear shoes indoors?
- İçeride ayakkabı giyer misin?
Keep the kids indoors.
- Çocukları içeride tutun.
Within days, Japan captured the American island of Guam.
- Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.
Apparently, we'll be getting a raise within two months.
- Görünüşe göre, biz iki ay içerisinde bir artış alacağız.