Curiosity killed the cat, but satisfaction brought it back to life.
- Merak kediyi öldürdü ama hoşnutluk onu yaşama geri getirdi.
I would have gladly gone abroad during high school, but my parents didn't want me to.
- Lise sırasında hoşnutlukla yurt dışına gitmek isterdim ama ebeveynlerim gitmemi istemezdi.
I'm glad you're pleased.
- Ben senin hoşnut olmandan memnunum.
She is not quite content.
- O, tamamen hoşnut değil.
You look very content.
- Çok hoşnut görünüyorsun.
I thought you'd be pleased.
- Ben senin hoşnut olacağını düşündüm.
I'm glad you're pleased.
- Ben senin hoşnut olmandan memnunum.
She was much delighted at my gift.
- O hediyemden çok hoşnut oldu.
Tom will be delighted to hear that.
- Tom onu duyduğuna hoşnut olacak.
I'm not satisfied with the structure of this sentence.
- Bu cümlenin yapısından hoşnut değilim.
I'm not satisfied either.
- Ben de hoşnut değilim.