her yerinde

listen to the pronunciation of her yerinde
Турецкий язык - Английский Язык
all over

A lot of people want peace all over the world. - Dünyanın her yerinde çok sayıda insanlar barış istiyorlar.

We travelled all over the country. - Biz ülkenin her yerinde seyahat ettik.

everywhere else
all around
about
her yer
everywhere

A function that is differentiable everywhere is continuous. - Ayırdedilebilir bir işlev her yerde süreklidir.

These are on sale everywhere. - Bunlar her yerde satılıyor.

her yer
(deyim) up hill and down dale
her yer
anywhere

His daughter is eager to go with him anywhere. - Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.

You may go anywhere you like. - İstediğiniz her yere gidebilirsiniz.

her yer
everyplace
her yer
every place
her yer
all over

He had bruises all over after the fight. - Uçuştan sonra her yerde morlukları vardı.

The branch offices of the bank are located all over Japan. - Bankanın şubeleri Japonya'nın her yerinde bulunmaktadır.

her yer
all around

There were flowers all around. - Her yerde çiçekler vardı.

He left his books all around the house. - O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.

her yer
every place, everywhere