her şeyden önce

listen to the pronunciation of her şeyden önce
Турецкий язык - Английский Язык
before hand
start with
(deyim) first things first
primarily
above all things
in the first place
to start with, above all, first and foremost
above all

They want, above all things, to live in peace. - Onlar, her şeyden önce, barış içinde yaşamak istiyor.

Television shows violence, which influences, above all, younger people. - Televizyon şiddet gösteriyor, her şeyden önce daha genç insanları etkiler.

to start with
first of all

One will be judged by one's appearance first of all. - Bir insan her şeyden önce görünümü ile değerlendirilecektir.

One is judged by one's speech first of all. - Bir insan her şeyden önce konuşması ile değerlendirilir.

first and foremost
her şeyden önce
Избранное