Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

having great enthusiasm

listen to the pronunciation of having great enthusiasm
Английский Язык - Турецкий язык

Определение having great enthusiasm в Английский Язык Турецкий язык словарь

excited
{s} heyecanlı

Heyecanlı kızlar hoş görünebilir. - Excited girls look pretty sometimes.

Linda teyzesi Nancy'nin onu ziyaret etmek için geldiğini öğrendiği için aşırı heyecanlıydı. - Linda was wildly excited to learn that her aunt Nancy was coming to visit her.

excited
{s} telaşlı
excited
{f} heyecanlandır

Onun tur vuruşu kalabalığı heyecanlandırdı. - His home run excited the crowd.

Lütfen Tom'u heyecanlandırma. - Please don't get Tom excited.

excited
{s} coşkulu

Stadyumda bir sürü coşkulu taraftar vardı. - There were a lot of excited fans in the stadium.

excited
(Tıp) Tahrik edilmiş, uyartılmış
excited
{s} hararetli
excited
{f} uyar
excited
{s} uyarılmış
excited
{f} heyecanlandır: adj.heyecanlı
excited
uyarık
excited
{s} heyecanlanmış

Tom bir şeyden heyecanlanmıştı. - Tom was excited about something.

Sen çok heyecanlanmış olmalısın. - You must be very excited.

excited
eksite
excited
{f} uyar: adj.uyarılmış
excited
(Fizik) ikaz edilmiş
excited
heyecanlandırılan
Английский Язык - Английский Язык
excited
having great enthusiasm

    Расстановка переносов

    ha·ving great en·thu·si·a·sm

    Турецкое произношение

    hävîng greyt înthuziäzım

    Произношение

    /ˈhavəɴɢ ˈgrāt ənˈᴛʜo͞ozēˌazəm/ /ˈhævɪŋ ˈɡreɪt ɪnˈθuːziːˌæzəm/
Избранное