Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
- I'll give grandma a shirt for Christmas.
Büyük anne hamur ona yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.
- Grandma sprinkled flour on the rolling pin so the dough wouldn't stick to it.
Büyük annem çok yaşlandı.
- My grandma has gotten very old.
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.
- My grandma texts faster than you.
Büyükannem sadece biraz çorba içti.
- My grandma just drank a bit of soup.
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.
- My grandma bent over to pick up a needle and thread.
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
- My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
Anneannemin bir ikizi var.
- My grandma has a twin.
Tom'un büyük büyük büyük babaannesi İskoçya'da yaşadı.
- Tom's great-great-great grandmother lived in Scotland.
Babaannem uçabiliyor.
- My grandmother can fly.
Anneannem yavaşça konuşuyor.
- My grandmother speaks slowly.
Kız kardeşim anneanneme benzer.
- My sister resembles my grandmother.
O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.
- Young as she was, she devotedly attended on her sick grandmother.
Büyük annem giysiler örmeyi seviyor.
- My grandmother likes to weave things.
Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.
- It's been a long time since I visited my grandmother.
Büyükannem akşam yürüyüşe gidiyor.
- My grandmother goes for a walk in the evening.
Büyükannenin ilk adını hatırlıyor musun? - Hayır, ona her zaman sadece nine derdim.
- Do you remember the first name of your grandmother? - No, I just always called her granny.
Bugün ninemin doğum günü.
- Today's my grandmother's birthday.
My grandmother texts faster than you.
- My grandma texts faster than you.
Teach-your-grandmother-to-suck-eggs—ducks' eggs!.