Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

good luck!

listen to the pronunciation of good luck!
Английский Язык - Турецкий язык
Bol şanslar!
şans

Ben senin iyi şansın hakkında mutluyum. - I am happy about your good luck.

İnsanlar iyi şanslarıyla övündüler. - The people exulted over their good luck.

iyi şans
şansın açık olsun
iyi şanslar
fortune
talih

Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti. - He had the good fortune to be rescued from the burning building.

fortune
{i} tâlih

Yanan binadan kurtarılacak kadar iyi bir talihe sahipti. - He had the good fortune to be rescued from the burning building.

good luck
{i} uğur

Bu kitap benim uğurlu eşyam. Onu her beş ayda okurum. - This book is my good luck charm. I read it every five months.

Bu benim uğurlu eşyam. - This is my good luck charm.

fortune
şans

Biriktirdiği serveti şansına ve çok çalışmasına borçlu. - Her ability to amass a fortune is due to luck and hard work.

Iyi şans sayesinde onlar kaçtı. - By good fortune, they escaped.

fortune
{i} kısmet
fortune
{i} servet

O, borsada bir servet kaybetti. - He lost a fortune in the stock market.

Babam bana büyük bir servet bıraktı. - My father left me a large fortune.

fortune
çok para
fortune
{i} kader

Herkes kendi kaderini çizer. - Everybody is the architect of their own fortune.

Bir şans elde ederek bir kader yaratacaksın. - You'll make a fortune by taking a chance.

fortune
fortune hunter bilhassa evlenme yolu ile zengin olmak isteyen kimse
fortune
hayır

Tom bütün servetini hayır için bağışladı. - Tom donated his entire fortune to charity.

Sami tüm servetini hayır kurumuna bıraktı. - Sami left his entire fortune to charity.

fortune
devran
fortune
meymenet
fortune
bakı
good luck
hayırlı ola!
good luck
akyazı
good luck
(Denizbilim) rasgele
good luck
baht
good luck
bol şanslar!
good luck
bol şans
good luck
(Denizbilim) rastgele
fortune
gelecek
good luck
iyi şans

Tom Mary'ye iyi şans diledi. - Tom wished Mary good luck.

Sana iyi şanslar diliyorum. - I wish you good luck.

good luck
iyi şanslar

Hoşça kal ve iyi şanslar. - Good-bye and good luck.

Sana iyi şanslar diliyorum. - I wish you good luck.

good luck
başarılar
fortune
{i} baht
fortune
tesadüf
fortune
fortunetelling falcılık
fortune
{i} zenginlik
fortune
fortuneteller falcı
fortune
kaza

O, bir servet kazanmadı, servet onu kazandı. - He has not acquired a fortune; the fortune has acquired him.

Leyla'nın babası servetini petrol endüstrisinde kazandı. - Layla's father made his fortune in the oil industry.

good luck
{i} şans

Ben senin iyi şansın hakkında mutluyum. - I am happy about your good luck.

Sana iyi şanslar diliyorum. - I wish you good luck.

good luck
talih kuşu
good luck!

    Расстановка переносов

    good luck

    Произношение

    Видео

    ... well good luck charlie wanna ...
    ... - GOOD LUCK WITH THAT. - THANKS, BALDY. ...
Избранное