gizlenmiş

listen to the pronunciation of gizlenmiş
Турецкий язык - Английский Язык
perdu
perdue
tucked away
disguised
lurking
behind

Did you know there was a secret passage hidden behind the bookcase? - Kitaplığın arkasında gizlenmiş gizli bir geçit olduğunu biliyor muydunuz?

hidden

The sun was hidden in the moon's shadow. - Güneş ayın gölgesine gizlenmişti.

The money was hidden beneath the floorboards. - Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.

concealed

Tom was carrying a concealed weapon. - Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.

secreted
(Askeri) undercover
cloaked
obscured
conceal

Tom was carrying a concealed weapon. - Tom gizlenmiş bir silah taşıyordu.

gizle
hide

She tried to hide her mistake from us. - O, hatasını bizden gizlemeye çalıştı.

Tom had nothing to hide. - Tom'un gizleyecek bir şeyi yoktu.

gizle
blot out
gizle
secrete
gizle
{f} secreting
gizle
{f} hidden

The walls are hidden by ivy. - Duvarlar sarmaşık tarafından gizlenmiştir.

The cat lay hidden in the bushes. - Kedi çalıların içinde gizlenmiş yatıyordu.

gizle
conceal

Mrs Cockburn concealed her name lest the knowledge of her sex and youth should produce a prejudice against her work. - Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.

Tom isn't very good at concealing the way he really feels. - Tom gerçekten hissettiği şekli gizlemede çok iyi değildir.

gizle
{f} disguise

He makes no disguise of his feelings. - O hislerini gizlemez.

Tom disguised himself as a priest. - Tom bir rahip olarak kendini gizledi.

gizle
gloss over
gizle
concealing

Tom isn't very good at concealing his feelings. - Tom hislerini gizlemede çok iyi değildir.

Tom has done a pretty good job concealing his dissatisfaction. - Tom memnuniyetsizliğini gizleyen oldukça iyi bir iş yaptı.

gizle
concealed

She concealed the fact that she used to be a salesgirl. - O, bir tezgahtar olduğu gerçeğini gizlemişti.

Tom concealed his anger from Mary. - Tom öfkesini Mary'den gizledi.

gizle
disguised

Tom was disguised as a janitor. - Tom bir odacı olarak kimliğini gizledi.

She disguised herself as him. - O, kendini o olarak gizledi.