Başkalarına güzel bir şekilde davranmak benim için çok zordu.
- It was hard for me to act pleasantly to others.
Güzel bir gündü ama parkta çok az kişi vardı.
- It was a pleasant day, but there were few people in the park.
Seni burada görmek ne hoş sürpriz!
- What a pleasant surprise to see you here!
Sesi dinlemek için hoş.
- Her voice is pleasant to listen to.
Hayatta hiçbir şey keyifli değildir.
- Nothing is pleasant in life.
Ne keyifli bir yolculuk yaptık!
- What a pleasant journey we had!