geçende

listen to the pronunciation of geçende
Турецкий язык - Английский Язык

Определение geçende в Турецкий язык Английский Язык словарь

geçen
last

I hear he has been ill since last month. - Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum.

This is the hotel where we stayed last year. - Bu, bizim geçen sene kaldığımız oteldir.

geçen
{s} late

Last year, my brother was late for school every day. - Geçen sene kardeşim okula her gün geç kalırdı.

Tom worked late last night. - Tom geçen gece geç saatlere kadar çalıştı.

geçen
passing

They were rescued by a passing ship. - Geçen bir gemi tarafından kurtarıldılar.

He was picked up by a passing ship. - Geçen bir gemi tarafından rastgele bulundu.

geçen
{s} former

The other day I met my former neighbour in the city. - Geçen gün kentte eski komşuma rastladım.

geçen
past

I've had a lot on my mind these past few days. - Geçen birkaç gündür aklımda çok şey var.

Sentences past this ID are sentences added by contributors of Tatoeba Project. - Bu ID ile geçen cümleler Tatoeba Projesine katkıda bulunanlar tarafından eklenen cümlelerdir.

geçen
(Bilgisayar) elapsed
geçen
passed

Her father passed away last week. - Babası geçen hafta öldü.

Her mother passed away last year. - Annesi geçen yıl öldü.

geçen
other

He is the boy of whom we spoke the other day. - O, geçen gün konuştuğumuz çocuktur.

This is the car I spoke of the other day. - Geçen gün bahsettiğim araba bu.

geçen
transitive
geçen
last, past
geçen
in excess of
geçen
yester

A burglar broke into the convenience store last month, but I heard the police caught him yesterday. - Bir hırsız geçen ay bir markete girdi fakat polisin onu dün yakaladığını duydum.

I moved to a new house last week, and I studied in the library yesterday. - Geçen hafta yeni bir eve taşındım ve dün kütüphanede ders çalıştım.

geçen
hereinabove
Турецкий язык - Турецкий язык
Ne kadar geçtiği belli olmayan yakın bir zaman önce
Geçen
(Osmanlı Dönemi) MÜSABIK
Geçen
kaim
geçen
Belirsiz bir süre önceki, birkaç gün önceki
geçen
Bir önceki
geçen
Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.): "Yine bir gün o kızı geçen yıl gördüğü incirlikte bir daha gördü."- O. C. Kaygılı