Bana bir iyilik yapar mısın?
- Can you do me a favor?
Bana bir iyilik yapar mısın?
- Will you do me a favor?
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?
- Could you do me a favour please?
Size iyilik yapmaya çalışıyorum.
- I'm trying to do you a favour.
Bir yardıma ihtiyacım olduğu için seni aradım.
- I called you because I need a favor.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.
- In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Ben önerini destekliyorum.
- I am in favour of your proposal.
Tenis tercih ettiğim spordur.
- Tennis is my preferred sport.
Klas ve farklı olmak için Hawaii tişörtümü ve yeşil şortumu giymeyi tercih ettim, ama çabucak beyaz gömlek ve siyah pantolona alıştım.
- I preferred wearing my Hawaiian T-shirt and green shorts to be cool and different, but I quickly got used to the white shirt and black slacks.
Eugenia yüzü temizlemek ve cildi korumak için en sevdiği yağları bizimle paylaştı.
- Eugenia shared with us her favorite oils for cleaning the face and protecting the skin.
Tom'un en sevdiği şeylerden biri balık tutmaktır.
- One of Tom's favorite things to do is fishing.
Alkollü içkileri her gün içmek istemiyordu. Fakat bira onun sevdiği içkisidir, bu yüzden o her gün alkolsüz bira içiyor.
- She didn't want to drink alcoholic drinks every day. However, beer is her favorite drink, so she drinks non-alcoholic beer every day.
Eugenia yüzü temizlemek ve cildi korumak için en sevdiği yağları bizimle paylaştı.
- Eugenia shared with us her favorite oils for cleaning the face and protecting the skin.
Senin öncelikli dilin nedir?
- What's your preferred language?
He did me a favor when he took the time to drive me home.
You favor your grandmother more than your mother.
Would you favor us with a poetry reading?.
I need a favour. Could you lend me 5 dollars til tomorrow, please?.