The world doesn't revolve around you.
- Dünya senin etrafında dönmüyor.
Don't run around in the room.
- Odanın etrafında koşma.
We danced about the fire.
- Biz ateş etrafında dans ettik.
She gathered her children about her.
- Çocuklarını etrafında topladı.
We believed that the earth moves round the sun.
- Biz dünyanın güneşin etrafında hareket ettiğine inanıyorduk.
The next morning the White Duck wandered round the pond, looking for her little ones; she called and she searched, but could find no trace of them.
- Ertesi sabah Beyaz Ördek, yavrularını arayarak göletin etrafında dolandı durdu; isimleriyle seslendi, aradı taradı ama onlara dair hiçbir ize rastlayamadı.