Mrs. Tanaka, the new teacher, is offering Japanese as an extra curricular activity twice a week to interested students.
- Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
The town was full of activity.
- Kent etkinlikle doluydu.
Which events have you entered for ?.
The event was very well planned.
- Etkinlik çok iyi planlandı.
You don't need to get all dressed up. It's an informal event.
- Resmi giymene gerek yok. Bu gayri resmi bir etkinlik.
Currently in this area there are no active hostilities.
- Şu anda, bu alanda etkin silahlı çatışma yok.
Tom lives an active life.
- Tom etkin bir yaşam sürüyor.
The Japanese telephone system is highly efficient.
- japon telefon sistemi hayli etkindir.
He devoted himself to many cultural activities.
- Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.
Do you take part in any community activities?
- Toplumsal etkinliklere katılır mısın?
She activated the account.
- O, hesabı etkin hale getirdi.
He activated nothing.
- O hiçbir şeyi etkinleştirmedi.
That book is helping you write effectively.
- O kitap etkin biçimde yazmana yardım ediyor.
He could not take effective measures.
- O etkin önlemler alamadı.