I must make sure whether he is at home or not.
- Onun evde olup olmadığından emin olmalıyım.
Before that, we had better make sure of the fact.
- Ondan önce, gerçekten emin olsak iyi olur.
You should make sure of the fact without hesitation.
- Tereddüt etmeden gerçekten emin olmalısın.
Before that, we had better make sure of the fact.
- Ondan önce, gerçekten emin olsak iyi olur.
How can you be sure your girlfriend isn't faking her orgasms?
- Kız arkadaşının orgazm takliti yapmadığından nasıl emin olabilirsin?
Please be sure to let me know your new address soon.
- Kısa sürede yeni adresini bana bildirdiğinden emin ol.