Birçok müşteri danışma için avukata gelirler.
- A lot of clients come to the lawyer for advice.
354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı.
- Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.
Konserde bir sürü insan vardı.
- There were lots of people at the concert.
Bir sürü insan vardı.
- There were lots of people.
Dışarıya çıkamam çünkü çok ödevim var.
- I can't go out because I have a lot of homework.
Onun ne de çok kitabı var!
- What a lot of books he has!
Birçok kişi arabalarla ilgilenir fakat arabalar benim için bir şey ifade etmiyor.
- Lots of people are interested in cars, but they're really nothing to me.
Yurtdışı deneyimleriyle ilgili birçok kitap yazdı.
- He has written lots of books about his experience abroad.
Son zamanlarda, uzaktan eğitim hakkında bir çok konuşma vardı.
- Recently, there's been a lot of talk about distance education.
Bir çok çözümü düşünüyoruz.
- We are thinking of a lot of solutions.
Ben o mağazada bir sürü şey alırım.
- I buy loads of stuff at that store.
Yapacak bir sürü işim var.
- I have loads of things to do.