Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.
- We must make every effort to do away with all discrimination.
Tüm ayrımcılığı ortadan kaldırmak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.
- We must make every effort to do away with all discrimination.
Tom benimle herhangi bir şey yapmak istiyormuş gibi görünmüyor.
- Tom doesn't seem to want to have anything to do with me.
O, bir silah olmadan yapmak zorunda kalacak.
- He'll have to do without a gun.
Teach your puppy not to eliminate in the house.
Sahip olduklarımızla yetinmek zorunda kalacağız.
- You will have to make do with what we have.
Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.
- The supermarkets are now closed, so we'll have to make do with what is left in the refrigerator.
Toplumsal huzursuzluğu yok etmek önemlidir.
- It is important to eliminate the social unrest.
In most countries, homework has come to be an integral part of the schooling system. So much so that parents are suspicious when schools do away with homework.