Mary's grandmother is toothless.
- Mary'nin büyükannesi dişsizdir.
I'm not a toothless barking dog.
- Ben dişsiz bir havlayan köpek değilim.
I clean my teeth with a toothbrush.
- Ben bir diş fırçası ile dişlerimi temizlerim.
My lower left back tooth hurts.
- Benim sol alt arka dişim ağrıyor.
Tom is an experienced dental assistant.
- Tom deneyimli bir diş hekimi yardımcısıdır.
Dental care is expensive.
- Diş bakımı pahalıdır.
Brush your teeth after every meal.
- Her yemekten sonra dişlerini fırçala.
You must keep your teeth clean.
- Dişlerini temiz tutmalısın.
Is eating a clove of garlic every day beneficial to your health?
- Her gün bir diş sarımsak yemek sağlığınız için yararlı mıdır?
You ought to see a dentist.
- Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.
You'd better see a dentist at once.
- Derhal bir diş hekimi ile görüşsen iyi olur.