diğerleri

listen to the pronunciation of diğerleri
Турецкий язык - Английский Язык
everybody else

Tom wondered why Mary wasn't as busy as everybody else. - Tom, Mary'nin neden diğerleri kadar meşgul olmadığını merak etti.

Tom waited with everybody else. - Tom diğerleriyle bekledi.

others

Some of the students went by bus, and others on foot. - Bazı öğrenciler otobüsle gitti, diğerleri de yürüyerek gitti.

Don't say bad things about others. - Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.

rest

Don't be like the rest of them. You're so beautiful just the way you are. - Diğerleri gibi olma. Sen böyle olduğun gibi çok güzelsin.

To me, love is being able to restrain one's own feelings and take others into consideration. - Bence sevgi birinin kendi duygularını dizginleyebilir ve diğerlerini dikkate alır.

diğer
other

80% of all English words come from other languages. - Tüm İngilizce sözcüklerin %80'i diğer dillerden gelmiştir.

When I woke up, all other passengers had gotten off. - Ben uyandığımda, diğer tüm yolcular inmişti.

diğerleri kadar iyi
with the best
diğer
another

He lit another cigarette, but immediately put it out. - Diğer sigarayı yaktı fakat onu derhal söndürdü.

In the end she chose another kitten. - Sonunda diğer kedi yavrusunu seçti.

ve diğerleri
et al
diğer
other; different; another
diğer
forth
diğer
{s} different

Tom was always different from other children. - Tom diğer çocuklardan her zaman farklıydı.

Our teacher also said that her wedding wouldn't be the same as other people's; we asked how it would be different, but she didn't say. - Öğretmenimiz ayrıca düğününün diğer insanlarınki ile aynı olmayacağını söyledi;biz nasıl farklı olacağını sorduk fakat o söylemedi.

diğer
(Bilgisayar) others

Don't say bad things about others. - Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.

You must not depend so much on others. - Diğerlerine çok fazla bağımlı olmamalısın.

diğer
(Bilgisayar) alternate
diğer
(Bilgisayar) miscellaneous
diğer
(Bilgisayar) special

Three other people were singled out for special praise. - Diğer üç kişi özel övgü için seçildi.

diğer
(Bilgisayar) more

Blondes earn 7% more than women with any other hair color. - Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.

Other factors of importance, which make litigation of large corporations more difficult, are the size and complexity of their activities. - Büyük şirketleri dava etmeyi zorlaştıran diğer önemli etkenler de faaliyetlerinin boyutları ve karmaşıklığıdır.

diğer
(Bilgisayar) accent

The other kids at school made fun of him because of his strange accent. - Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.

diğer
second

I lost a glove. Now what should I do with the second one? - Eldivenin tekini kaybettim. Şimdi diğer tekiyle ne yapmam gerekiyor?

My youngest brother has two children from his first marriage, and another child from his second. - En küçük erkek kardeşimin ilk evliliğinden iki çocuğu var, ve diğer çocuk ikinci evliliğinden.

diğer
hetero-
diğer
alternative

I can't believe that you aren't at least willing to consider the possibility of other alternatives. - Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.

Did you consider other alternatives? - Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?

diğer
farther
Diğer
alternate, alternative
diğer
altered
diğer
other, the other
ve diğerleri
and so forth
ve diğerleri
and so on
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение diğerleri в Турецкий язык Турецкий язык словарь

diğer
Başka, özge, öteki, öbür
diğer
Başka, özge, öteki, öbür: "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım."- Ö. Seyfettin