diğerleri

listen to the pronunciation of diğerleri
Турецкий язык - Английский Язык
everybody else

Tom waited with everybody else. - Tom diğerleriyle bekledi.

What does everybody else think? - Diğerleri ne düşünüyor?

others

Some of the students went by bus, and others on foot. - Bazı öğrenciler otobüsle gitti, diğerleri de yürüyerek gitti.

Don't say bad things about others. - Diğerleri hakkında kötü şeyler söyleme.

rest

Tom isn't like the rest of us. - Tom diğerlerimiz gibi değil.

To me, love is being able to restrain one's own feelings and take others into consideration. - Bence sevgi birinin kendi duygularını dizginleyebilir ve diğerlerini dikkate alır.

diğer
other

I took one, and gave the other apples to my little sister. - Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.

When I woke up, all other passengers had gotten off. - Ben uyandığımda, diğer tüm yolcular inmişti.

diğerleri kadar iyi
with the best
diğer
another

He lit another cigarette, but immediately put it out. - Diğer sigarayı yaktı fakat onu derhal söndürdü.

Each house is near another. - Her ev diğerine yakındır.

ve diğerleri
et al
diğer
other; different; another
diğer
forth
diğer
{s} different

He was always different from other children. - O diğer çocuklardan her zaman farklıydı.

When I first laid eyes on Tom, I knew he was different from any other man I'd ever met. - Tom'u ilk kez gördüğümde, onun şimdiye kadar karşılaştığım diğer bir erkekten farklı olduğunu biliyordum.

diğer
(Bilgisayar) others

Some of the students went by bus, and others on foot. - Bazı öğrenciler otobüsle gitti, diğerleri de yürüyerek gitti.

Some months have thirty days, others thirty one. - Bazı aylar otuz çeker, diğerleri otuz bir.

diğer
(Bilgisayar) alternate
diğer
(Bilgisayar) miscellaneous
diğer
(Bilgisayar) special

Three other people were singled out for special praise. - Diğer üç kişi özel övgü için seçildi.

diğer
(Bilgisayar) more

I love him more than any of the other boys. - Ben onu diğer çocukların herhangi birinden daha çok seviyorum.

Blondes earn 7% more than women with any other hair color. - Sarışınlar diğer saç rengine sahip kadınlardan % 7 daha fazla kazanırlar.

diğer
(Bilgisayar) accent

The other kids at school made fun of him because of his strange accent. - Garip aksanı yüzünden okuldaki diğer çocuklar onunla dalga geçti.

diğer
second

I lost a glove. Now what should I do with the second one? - Eldivenin tekini kaybettim. Şimdi diğer tekiyle ne yapmam gerekiyor?

My youngest brother has two children from his first marriage, and another child from his second. - En küçük erkek kardeşimin ilk evliliğinden iki çocuğu var, ve diğer çocuk ikinci evliliğinden.

diğer
hetero-
diğer
alternative

Did you consider other alternatives? - Diğer alternatifleri dikkate aldın mı?

I can't believe that you aren't at least willing to consider the possibility of other alternatives. - Diğer alternatiflerin ihtimalini düşünmek için zerre kadar istekli olmadığına inanamıyorum.

diğer
farther
Diğer
alternate, alternative
diğer
altered
diğer
other, the other
ve diğerleri
and so forth
ve diğerleri
and so on
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение diğerleri в Турецкий язык Турецкий язык словарь

diğer
Başka, özge, öteki, öbür
diğer
Başka, özge, öteki, öbür: "Diğer misafirlerimle meşgul olamadım."- Ö. Seyfettin