denenmiş

listen to the pronunciation of denenmiş
Турецкий язык - Английский Язык
proven
tested
approved
tried

Democracy is the worst form of government, except all the others that have been tried. - Denenmiş olan tüm diğerleri hariç, demokrasi yönetimin en kötü şeklidir.

applied
experimented
dene
{f} experienced

There is an urgent need for experienced pilots. - Deneyimli pilotlara acil bir ihtiyaç vardır.

He is young, but experienced. - O genç ama deneyimli.

dene
(Bilgisayar) try it
dene
{f} tried

I tried many things but failed after all. - Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.

He tried out that new machine. - O, o yeni makineyi denedi.

dene
try out

I'd like to try out this new model before I buy it. - Bu yeni modeli satın almadan önce denemek istiyorum.

Tom said he was going to try out for his school soccer team. - Tom okul futbol takımı için deneyeceğini söyledi.

dene
{f} experiencing
dene
{f} trying

Older people are often afraid of trying new things. - Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.

It is no use trying again. - Tekrar denemenin faydası yok.

dene
assay
dene
{f} try

Older people are often afraid of trying new things. - Yaşlı insanlar sık sık yeni şeyleri denemekten korkarlar.

You should try to be more polite. - Daha kibar olmayı denemelisin.

dene
{f} experience

From my own experience, illness often comes from sleeplessness. - Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.

According to my experience, it takes one year to master French grammar. - Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.

dene
{f} sample

Sami tried a few samples, but he didn't buy. - Sami birkaç örnek denedi ama satın almadı.

çok denenmiş
well-tried
Английский Язык - Английский Язык

Определение denenmiş в Английский Язык Английский Язык словарь

dene
a sand dune by the seashore
dene
a valley, especially the deep valley of a stream or rivulet
dene
A sandy tract or dune by the seashore
dene
{i} narrow wooded valley; dune by the seashore
Турецкий язык - Турецкий язык

Определение denenmiş в Турецкий язык Турецкий язык словарь

dene
Buğday
Английский Язык - Турецкий язык

Определение denenmiş в Английский Язык Турецкий язык словарь

dene
deniz kıyısındaki kumlu yol
dene
{i} korulu derin vadi
dene
{i} kum tepeciği
dene
{i} kumlu sahil yolu
dene
deniz kenarında bulunan kumlu yol veya tepe