Tom zaman zaman Mary'den haber alır.
- Tom hears from Mary every now and then.
Zaman zaman okulda onunla karşılaşırım.
- I meet him at school now and then.
Arada sırada oğluna yazar.
- She writes to her son every now and then.
Arada sırada birlikte alışverişe gittiler.
- Every now and then they went shopping together.
Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.
- Tom enjoys a glass of wine every now and then.
O hâlâ ara sıra beni görmeye gelir.
- He still comes to see me now and then.