He has many enemies in the political world.
- Politik dünyada pek çok düşmanı var.
In my opinion, German is the best language in the world.
- Bana göre Almanca dünyadaki en iyi dildir.
They know the importance of protecting the earth.
- Dünyayı korumanın önemini biliyorlar.
The earth is the shape of an orange.
- Dünya portakal şeklindedir.
The globe is similar in shape to an orange.
- Dünya şekil olarak bir portakala benzer.
Nearly one billion people around the globe lack access to clean, safe water.
- Dünya çapında yaklaşık bir milyar insanın temiz, güvenli suya erişimi yok.
Without music the world is a vale of tears.
- Müziksiz dünya çile dünyasıdır.
The world is full of dumb people.
- Dünya aptal insanlarla dolu.
Many people in the world are hungry.
- Dünyada birçok insan açtır.
A merry Christmas to everybody! A happy New Year to all the world!
- Mutlu Noeller herkese! Tüm dünyaya mutlu bir yılbaşı!
If everybody thought the way I did, the world would be a much better place.
- Herkes benim gibi düşünse, dünya daha iyi bir yer olurdu.
One can't discount a global disaster like a virulent plague.
- Kimse, öldürücü bir salgın gibi dünya çapında bir felaketi önemsememezlik edemez.
The Cold War began after World War Two.
- Soğuk Savaş İkinci Dünya Savaşından sonra başladı.
World War Two ended in 1945.
- 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sona erdi.
Tolstoy achieved worldwide fame.
- Tolstoy dünya çapında bir ün kazandı.
The architect achieved worldwide fame.
- Mimar dünya çapında ün kazandı.
We all live in different worlds.
- Hepimiz farklı dünyalarda yaşarız.
You and I come from different worlds.
- Sen ve ben farklı dünyalardanız.
All the world speaks English.
- Bütün dünya İngilizce konuşuyor.
All the world is divided into three types of people - finger-users, chopstick-users, and fork-users.
- Bütün Dünya üç tip insana bölünmüştür-parmak-kullananlar, çubuk- kullananlar, ve çatal-kullananlar.
I think you're the most beautiful woman in the whole wide world.
- Sanırım sen bütün dünyada en güzel kadınsın.