Onun çok verimli olduğunu inkar etmek yok.
- There is no denying that she is very efficient.
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.
- There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
İsteğini reddetmek zorundayım.
- I have to deny your request.
Açık olanı reddetmek aptalca.
- Denying the obvious is stupid.
O, hikayeyi yalanlamak için acele etti.
- She hastened to deny the story.
Onun izin talebi reddedildi.
- Her leave request was denied.
Senin rican reddedildi.
- Your request is denied.
O talebi reddetmeliyim.
- I have to deny that request.
Buradaki hiç kimse onu reddetmiyor.
- Nobody here is denying that.
Boşuna inkar etmeyin.
- Don't bother to deny it.
Bunu inkar etmeye çalışma.
- Don't try to deny it.