Polis kasanın içine bakmaya karar verdi.
- The police have decided to look into the case.
Dün gece bir arkadaşınızın doğum gününü, saçıp savurarak tamamen tükettiğimiz şampanya kasalarıyla kutladık.
- Last night, we celebrated a friend's birthday with cases of Champagne, we ended up completely wasted.
Tom on iki yaşına girdiğinde boks dersleri almaya başladı.
- Tom started taking boxing lessons when he turned twelve.
Boks ve hokey gibi sporları sevmem.
- I don't like such sports as boxing and hockey.
Tom CD'yi kutusundan çıkardı ve onu çalara taktı.
- Tom took the CD from its case and inserted it in the player.
Tom saksafonu için yeni bir kutu aldı.
- Tom bought a new case for his saxophone.
Polisler cinayet vakasını soruşturuyor.
- The police are looking into the murder case.
Tom'un vaka yöneticisiyim.
- I'm Tom's case manager.
Bu kural her durumda uygulanamaz.
- This rule cannot be applied in every case.
Bu kuralın geçerli olmadığı bazı durumlar vardır.
- There are some cases where this rule does not apply.
Tom'un gitarı için bir kılıfı yoktu.
- Tom didn't have a case for his guitar.
Tom gitar kılıfını açtı ve gitarını çıkardı.
- Tom opened his guitar case and took out his guitar.
Onun olayla bir ilgisi yoktu.
- He had nothing to do with the case.
O, on olayın dokuzunda hatalıdır.
- She is wrong in nine cases out of ten.
Tom bir spor çantası ve bir gitar çantası taşıyordu.
- Tom was carrying a duffel bag and a guitar case.
Kalem çantası masanın üstünde.
- The pencil case is on the table.
Ona, bu valizi üst kata taşıtacağım.
- I'll get him to carry this case upstairs.
13 yaşından beri boks yapıyorum.
- I've been boxing since I was thirteen.
Böylece boks yapmaya başladım.
- That's how I started boxing.
Bu durumda, bir sorunumuz var.
- In that case, we've got a problem...
Ben her zaman sorun durumunda hep yanında olacağım.
- I'll always stand by you in case of trouble.
Kırmızı lamba tehlike halinde yanar.
- The red lamp lights up in case of danger.
Yangın haline, 119'u ara.
- In case of fire, call 119.
O, cinayet davası ilgili gerçeği ortaya çıkardı.
- He brought out the truth of the murder case.
Bu dava ile ilgili gerçekten bilgim yok.
- I am really in the dark on this case.
Yangın durumunda flütümü kaparım ve kaçarım.
- In case of fire, I would grab my flute and escape.
Bir deprem durumunda, gazı kapatın.
- In case of an earthquake, turn off the gas.
Polis davayla ilgili yeni kanıtlar ortaya çıkarmıştır.
- The police have uncovered new evidence related to the case.
Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.
- The police found a cartridge case next to the body.
Deliller olayın tam tersi olduğuna işaret ediyor.
- The evidence suggests the opposite is the case.
Hastalanırsan bu ilacı al.
- Take this medicine in case you get sick.
Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?
- Can a case be made for late-term abortions?
Onların durumunda, bu ilk görüşte aşktı.
- In their case, it was love at first sight.
Sami, Leyla ile bir konuyu görüşmek istiyordu.
- Sami wanted to discuss a case with Layla.
Bu nedenle, onun söyleyecek çok az şeyi vardı.
- That being the case, he had little to say.
Bu ambalajdaki yumurtalar diğer ambalajdakilerden daha tazedir.
- The eggs in this case are fresher than those in the other case.
Polis cesedin yanında bir mermi kovanı buldu.
- The police found a cartridge case next to the body.
Gelemediği takdirde, onun yerini almak zorunda kalacaksınız.
- You'll have to take his place in case he can't come.
Yangın olduğu takdirde bu butona bas!
- Push this button in case of fire!
Bildiğim kadarıyla mesele bu değil.
- As far as I know, this is not the case.
You are in the grounds of Brockholes Abbey, a house into which a great deal of valuable property has just been moved. And your job is to case the joint for a break in.
The doctor told us of an interesting case he had treated that morning.
In case of fire, break glass.
Latin has six cases, and remnants of a seventh.
There were another five cases reported overnight.
Latin is a language that employs case.
Some people like to split the casing of a sausage before cooking so it doesn't split, others don't.
The replacement string should have the same casing as the matched text.
... why are you still here well huntley but casing ...