Onunla tesadüfen yolda karşılaştım.
- By chance, I met her in the street.
Onun kardeşiyle tesadüfen dükkânda karşılaştık.
- We met her brother at the shop by chance.
Bir trende şans eseri onunla tanıştım.
- I met her by chance on a train.
Şans eseri kayıp kamerasını buldu.
- He found his lost camera by chance.
... give us this chance congress ...
... I'LL GIVE THE SPOILED LITTLE BRAT A CHANCE. ...