The scenery about here is very beautiful.
- Buralarda manzara çok güzeldir.
My book is floating about here somewhere but I just can't find it.
- Kitabım buralarda bir yerde ama üstüne varamıyorum.
Tom's opinions don't carry much weight around here.
- Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.
I used to hang out with Tom a lot, but these days he's not around much.
- Eskiden Tom'la çok takılırdım, fakat o bu günlerde çok fazla buralarda değil.
Toss your gun over here.
- Silahını buraya fırlat.
Come over here and join us.
- Buraya gel ve bize katıl.