As Jesus passed along the Sea of Galilee, he saw Simon and his brother Andrew casting a net into the lake.
- İsa, Galilee Denizi boyunca geçerken, Simon ve kardeşi Andrew'in göle bir ağ attıklarını gördü.
There were scribbles all along the wall.
- Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
He stayed in Nagano throughout the summer.
- O yaz boyunca Nagano'da kaldı.
War has produced famine throughout history.
- Savaş, tarih boyunca sıkıntı üretti.
He has been working during the whole day.
- O, bütün gün boyunca çalışmaktaydı.
I stayed at my uncle's during the summer.
- Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.
In the course of a year my son grew stronger.
- Bir yıl boyunca oğlum daha da güçlendi.
In the course of the past year, prices have doubled.
- Geçen yıl boyunca, fiyatları ikiye katlandı.
He swam across the river.
- O, nehir boyunca yüzdü.
I sometimes talk to my neighbor across the fence.
- Bazen çit boyunca komşumla konuşurum.
I'll never see him again as long as I live.
- Hayatım boyunca onunla bir daha görüşmeyeceğim.
Tom followed his parents down the street.
- Tom yol boyunca ebeveynlerini izledi.
I saw Tom walking down the beach.
- Tom'u sahil boyunca yürürken gördüm.
Kate stays in Izu over the weekend.
- Kate hafta sonu boyunca Izu'da kalır.
I was roaming over the mountains all through the night.
- Bütün gece boyunca dağlarda dolaşıyordum.
It is very cold here all the year round.
- Burası tüm sene boyunca soğuktur.
The gate is closed all the year round.
- Kapı tüm yıl boyunca kapalı.
There were scribbles all along the wall.
- Bütün duvar boyunca karalamalar vardı.
All along the Seine, there are lamps.
- Tüm Seine nehri boyunca lambalar vardır.
She hears English all through the day.
- O gün boyunca İngilizce duyar.
She cried throughout the night.
- Bütün gece boyunca ağladı.
Tom came all the way from Boston.
- Tom yol boyunca Boston'dan geldi.
The train was so crowded that we were obliged to stand all the way to Osaka.
- Tren o kadar kalabalıktı ki Osaka'ya giden bütün yol boyunca ayakta durmak zorunda bırakıldık.
War has produced famine throughout history.
- Savaş, tarih boyunca sıkıntı üretti.