Are you going anywhere?
- Bir yere gidiyor musun?
Is there a telephone anywhere?
- Herhangi bir yerde bir telefon var mı?
I remember seeing you all somewhere.
- Hepinizi bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.
You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth.
- Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
Tom said he had nowhere to go.
- Tom gidecek bir yeri olmadığını söyledi.
Tom has got nowhere to go.
- Tom'un gidecek bir yeri yok.