He had to feed his large family.
- O, büyük ailesini beslemek zorundaydı.
To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
- İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
I don't want to raise false hopes.
- Boş ümit beslemek istemiyorum.
Is it possible for me to raise the animal?
- Benim için hayvan beslemek mümkün mü?
It's hard to support a family on minimum wage.
- Bir aileyi asgari ücretle beslemek zordur.
The role of the placenta is to nourish the foetus.
- Plasentanın rolü fetusu beslemektir.
The mother used her own milk to nourish the baby.
- Anne bebeği beslemek için kendi sütünü kullanır.
What kind of food should I be feeding my dog?
- Köpeğimi ne tür mamayla beslemeliyim?
Have you ever tried feeding your dog peanut butter?
- Köpeğini fıstık ezmesi ile beslemeyi hiç düşündün mü?
In her home, kitchen garbage was fed to the pigs.
- Onun evinde,domuzlar mutfak çöpüyle beslenirdi.
Have you fed the dog yet?
- Henüz köpeği besledin mi?
To be an interesting person you have to feed and exercise your mind.
- İlginç bir kişi olmak için aklınızı beslemek ve egzersiz yaptırmak zorundasınız.
Tom doesn't feed his dog in the morning, only in the evening.
- Tom köpeğini sabah beslemez, sadece akşam.
Music feeds our imagination.
- Müzik bizim hayal gücümüzü besler.
The hungry birds were eating from the bird feeder.
- Aç kuşlar kuş besleyiciden yiyorlardı.
Knowledge of other cultures fosters a respect and tolerance for diversity.
- Diğer kültürlerin bilgisi çeşitlilik için saygı ve hoşgörüyü besler.
Is there any problem with feeding my dog ice cream?
- Köpeğimi dondurma ile beslememde bir sorun olur mu?
How much food should I be feeding my dog?
- Köpeğimi ne kadar beslemeliyim?
Sports nurture friendships.
- Spor dostlukları besler.
Both body and spirit are nurtured.
- Hem beden hem de ruh beslenir.
This food's not nourishing enough.
- Bu yiyecek yeterince besleyici değil.
It's important to nourish your children with good food.
- Çocuklarını iyi yiyeceklerle beslemen önemlidir.
Fish and meat are both nourishing, but the latter is more expensive than the former.
- Hem balık hem de et besleyici fakat sonraki öncekinden daha pahalı.
Milk is more nourishing than wine.
- Süt şaraptan daha besleyicidir.