being limited to a particular antibody or antigen

listen to the pronunciation of being limited to a particular antibody or antigen
Английский Язык - Турецкий язык

Определение being limited to a particular antibody or antigen в Английский Язык Турецкий язык словарь

specific
özel

Ben küçükken, anneannem özellikle kirpi için küçük bir kase süt koyardı. - When I was little, my grandmother would put out a small bowl of milk specifically for hedgehogs.

Keşke daha özel olabilsem. - I wish I could be more specific.

specific
(Mühendislik) özgül
specific
belirli

Genler DNA'nın belirli bir sıralanmasından oluşur. - Genes consist of a specific sequence of DNA.

Bizim masumiyetinle ilgili belirli bir kanıtımız var. - We have specific proof of your innocence.

specific
{s} spesifik

O senin için yeterince spesifik mi? - Is that specific enough for you?

Tom daha spesifik olmalı. - Tom needs to be more specific.

specific
{s} özellikli

Özellikli bilgi istiyorum. - I want specific information.

specific
(Tıp) özgün
specific
bir türe özgü
specific
kesin
specific
(Tıp) Türe ait
specific
(sıfat) spesifik, özel, belli, belirli, kendine özgü, özellikli, özgül, kesin
specific
(Tıp) Bir hastalığa mahsus olan
specific
tedavi edici tıb
specific
öze

Keşke daha özel olabilsem. - I wish I could be more specific.

Özellikli bilgi istiyorum. - I want specific information.

specific
ağırlık ve miktara göre alınan gümrük vergisine ait
specific
belirli bir mikroptan husule gelen
specific
(isim) özel ilaç, özel amaçlı ilaç
specific
{s} fiz., kim. özgül
specific
özgü, belirli
Английский Язык - Английский Язык
specific
being limited to a particular antibody or antigen

    Расстановка переносов

    be·ing li·mi·ted to a par·ti·cu·lar an·ti·bo·dy or an·ti·gen

    Турецкое произношение

    biîng lîmıtıd tı ı pırtîkyılır äntibädi ır äntıcın

    Произношение

    /ˈbēəɴɢ ˈləmətəd tə ə pərˈtəkyələr ˈantēˌbädē ər ˈantəʤən/ /ˈbiːɪŋ ˈlɪmətəd tə ə pɜrˈtɪkjəlɜr ˈæntiːˌbɑːdiː ɜr ˈæntəʤən/
Избранное