Dan, Linda'yı sayısız kez aramaya çalıştı.
- Dan tried to call Linda numerous times.
Tom sayısız kanunu çiğnedi.
- Tom broke numerous laws.
Gökyüzünde çok sayıda yıldız görünüyordu.
- Numerous stars were visible in the sky.
Umutlu olmak için çok sayıda sebep var.
- There are numerous reasons to be hopeful.
Gökyüzünde çok sayıda yıldız görünüyordu.
- Numerous stars were visible in the sky.
Kralın ondan çok sayıda gayrımeşru çocuğu vardı.
- The king had numerous illegitimate children with her.
Hayatın kökeniyle ilgili birçok teori var.
- There are numerous theories about the origin of life.
Onu birçok kez yaptım.
- I've done that numerous of times.
... along the roads the presence of numerous caravan serai attest to the intense ...
... and numerous cultural influences ...