O her iki eliyle yazabilir.
- He can write with either hand.
Belgelerin yığınını eşit şekilde böl, ve onları birer birer odanın her iki tarafına koy.
- Divide the pile of documents equally, and take them one by one to either side of the room.
Şapkaların hiçbirinden hoşlanmıyorum.
- I don't like either hat.
Ebeveynlerinden hiçbirine benzemez.
- He doesn't resemble either of his parents.
Mary güzel değil, fakat çirkin de değil.
- Mary's not pretty, but she isn't ugly, either.
O, sporların düşkünü değildir, ben de değilim.
- He is not fond of sports, and I am not either.
Ya becerikli ya da tembel ama her ikisi değil.
- Either skillful or lazy. But not both.
Kızların her ikisini de tanımıyorum.
- I don't know either girl.
Ya Tom ya da Mary markete gidecek, fakat ikisi değil.
- Either Tom or Mary go to the market, but not both.
Ya restoranda bir garson olarak ya da bir barmen , her ikisi de Tamam.
- Either as a waiter at a restaurant or a bartender, both are OK.
İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.
- If two past lovers can remain friends, it's either because they are still in love, or they never were.
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
İki kitaptan herhangi birini alabilirsin.
- You may take either of the two books.
Her iki yol da seni istasyona götürecektir.
- Either way will lead you to the station.
Bunların ikisinden birine sahip olabilirsiniz, fakat ikisine birden değil.
- You can have either of these, but not both.
Bu pulların ikisinden birini sana vereceğim.
- I'll give you either of these stamps.
Elmaların herhangi birini al.
- Take either of the apples.
Çocuklardan herhangi birini görmedim.
- I didn't see either boy.
kullanıldığı yere gore sıfat,zamir,zarf ve bağlaç olabiliyor.
İki kızın her birini tanıyor musun?
- Do you know either of the two girls?
Ne cumartesi ne de pazar günü çalışıyorum.
- I don't work on either Saturday or Sunday.
Tom ne İngilizce ne de Fransızca konuşuyor.
- Tom doesn't speak either French or English.
Ya restoranda bir garson olarak ya da bir barmen , her ikisi de Tamam.
- Either as a waiter at a restaurant or a bartender, both are OK.
Ya becerikli ya da tembel ama her ikisi değil.
- Either skillful or lazy. But not both.
İster evlen ister bekar kal, öyle ya da böyle pişman olacaksın.
- Whether you get married or stay a bachelor, you'll regret it either way.
Sizden biri bize katılmak ister mi?
- Would either of you like to join us?
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.
- Either you or your friend is wrong.
Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.
- Either be as you seem or seem as you are.
Her hands, long and beautiful, lay on either side of her face.
Either you eat your dinner or you go to your room.
And either vowd with all their power and wit, / To let not others honour be defaste .
... So they don't really cause a business issue either. ...
... So they know they might be getting either the real ...