banyo yapmak

listen to the pronunciation of banyo yapmak
Турецкий язык - Английский Язык
bath

She was just about to take a bath when the bell rang. - Zil çaldığında tam banyo yapmak üzereydi.

I feel like taking a bath now. - Şimdi canım bir banyo yapmak istiyor.

bathe
to take a bath, bathe, Brit. bath
to have a bath, to take a bath, to bathe
take a bath

The first thing you have to do is take a bath. - Yapmak zorunda olduğun ilk şey banyo yapmaktır.

I was just about to take a bath. - Banyo yapmak üzereydim.

have a bathroom
take a bathroom
have a bath
banyo yap
take a bath
banyo yapma
bathing
banyo yap
taken a bath
banyo yap
{f} bath

I usually take a bath after dinner. - Ben genellikle akşam yemeğinden sonra banyo yaparım.

Because of the water shortage, I couldn't take a bath. - Su sıkıntısı nedeniyle, banyo yapamadım.

banyo yap
took a bath
banyo yap
{f} bathing

He spied on her while she was bathing. - O banyo yapıyorken o onu gizlice gözetledi.

Sami was in the bathtub, bathing. - Sami küvette, banyo yapıyordu.

banyo yapma
bath

The doctor told Tom not to take a bath for a week. - Doktor Tom'a bir hafta boyunca banyo yapmamasını söyledi.

It's time to take a bath. - Şimdi banyo yapma zamanı.

Турецкий язык - Турецкий язык
Yıkanmak