Tom was sick of his job.
- Tom işinden bıkmıştı.
Tom was a bitter old man who was sick of life.
- Tom hayattan bıkmış sert yaşlı bir adamdı.
Linda was fed up with Dan's constant abuse.
- Linda, Dan'in sürekli tacizlerinden bıkmıştı.
Many are fed up with their present careers.
- Çoğu şu anki kariyerinden bıkmış.
The maid was totally tired of her household routine.
- Hizmetçi ev rutininden tamamen bıkmıştı.
He's just tired of waiting.
- O sadece beklemekten bıkmış.