Toplantıya katılanlar, 100 kişiden aşağı değildi.
- No less than 100 people attended the meeting.
Onun adına toplantıya katıldım.
- I attended the meeting on her behalf.
Dün toplantıya katıldım.
- I attended the meeting yesterday.
Neden Japonya'ya gideceksin? Tokyo'da bir konferansa katılmak için.
- Why are you going to Japan? To attend a conference in Tokyo.
Siz işe katılmak zorundasınız.
- You must attend to your work.
Ona refakat edecek tek hizmetçisi vardı.
- He has only one servant to attend on him.
Boş olsan da meşgul olsan da törene katılmak zorunda kalacaksın.
- You'll have to attend the ceremony whether you are free or busy.
Meşgul olacak başka meselelerim var.
- I have other matters to attend to.
I attended a one-room school next door to the palace and studied English, Xhosa, history and geography.
... the first cut at running the operation. The death of mainframes was attended by an ...
... From my first Grammys I ever attended, which I think ...