Genellikle ne zaman yatarsın?
- When do you usually go to bed?
Ne zaman burada yüzebilirim?
- When can I swim here?
Tom'un bir seferde sadece bir ziyartçisi olması gerekiyor.
- Tom is only supposed to have one visitor at a time.
Bir seferde bir şey yapın.
- Do one thing at a time.
O beş yaşında iken o şiiri ezberleyebildi.
- He was able to memorize that poem when he was five years old.
Bir zamanlar bir öğrenci iken onunla tanıştım.
- I met him once when I was a student.
Ev ödevi yapmam gerektiğinde erkek kardeşim her zaman bana yardım eder.
- When I have homework to do, my brother always helps me with it.
Tom ne zaman orada olması gerektiğinden emin değildi.
- Tom wasn't sure when he was supposed to be there.
Birisi bir seferde birden fazla şey yapamaz.
- One can't do more than one thing at a time.
Hiç kimse bir defada birden daha fazla şey yapamaz.
- No one can do more than one thing at a time.
O geldiğinde mektubu yazmıştım.
- I had written the letter when he came.
Sevdiği genç onunla konuşmak için geldiğinde, o telaşlandı.
- She got all flustered when the boy she likes came over to talk to her.
Ben bir çocukken burada çok vakit harcadım.
- I spent a lot of time here when I was a kid.
Facebook'ta en son ne zaman vakit geçirdin?
- When was the last time you spent time on Facebook?
Zamanımız olduğunda onu yapacağız.
- We'll do it when we have time.
Keşke dışarı çıktığın zaman kapıyı kapatsan.
- I wish you would shut the door when you go out.
Bir an önce onu kullanmak istediğimi bildiğin halde niçin tavuğu böyle alması zor bir yere koydun?
- Why did you put the chicken in such a difficult place to get when you knew that I wanted to use it right away?
climb stairs two at a time.
He manages to abstain from smoking for weeks at a time, but then gives in and starts again.