Her tür tabloyu severim.
- I like all sorts of paintings.
Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
- Modern society is overflowing with all sorts of information.
Sergiye her çeşit insan geldi.
- All sorts of people came to the exhibition.
Tokyo'da her çeşit millet yaşar.
- All sorts of people live in Tokyo.
Bilginin tümüne erişemiyordum.
- I wasn't able to access all of the information.
Bu soruların tümünü cevaplamalısın.
- You have to answer all of these questions.
Onun hakkında türlü türlü söylentiler yayılıyordu.
- All sorts of rumors were floating around about her.
... successful team drafts based on careful statistical analysis. They’ve found all sorts of patterns ...
... those computers for all sorts of interesting things. ...