O hepimiz için kahve yaptı.
- She made coffee for all of us.
Hepimiz onun yanında gittik.
- All of us went besides him.
Hepiniz gerçek hikayeyi biliyorsunuzdur.
- All of you are familiar with the truth of the story.
Hepiniz için harika haberim var.
- I have wonderful news for all of you.
... that's what most Americans want for all of us ...
... All of us have taken pictures that are ...