Can you show me the way to the aquarium?
- Bana akvaryuma giden yolu gösterir misin?
I like going to the aquarium.
- Akvaryuma gitmeyi severim.
I bought her a goldfish and a bowl.
- Ona bir akvaryum balığı ve bir kap aldım.
Why are you telling me about hippos all of the sudden? I don't see the connection between that and your twelve red goldfishes.
- Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum.