You'd better hurry, otherwise you'll be late for your appointment.
- Acele etsen iyi olur, aksi takdirde randevun için geç kalacaksın.
My impression of this government is that they need a more forceful economic policy, otherwise they'll encounter large problems in the future.
- Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.