I thank you on behalf of my son.
- Oğlumun adına size teşekkür ederim.
The lawyer spoke convincingly on behalf of his client.
- Avukat müvekkili adına ikna edici bir şekilde konuştu.
She spoke in behalf of the homeless.
- O, evsizler adına konuştu.
We are here in the name of Jesus Christ and King Charles.
- İsa Mesih ve Kral Charles adına buradayız.
In the name of God, protect me from this crazy woman!
- Tanrı adına beni bu deli kadından koru!
The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
- Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.
I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
- İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
- Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.
He made a speech on behalf of our company.
- Şirketimizin adına bir konuşma yaptı.
She spoke up for him.
- O, onun adına konuştu.
Pele played for the Brazilian teams in many important matches.
- Pele, birçok önemli maçta Brezilyalı takımlar adına oynadı.