Instead of sending somebody on your behalf, you had better go and speak in person.
- Senin adına birini göndermek yerine, sen gitsen ve şahsen konuşsan daha iyi olur.
He is acting on his own behalf.
- O kendi adına hareket etmektedir.
She spoke in behalf of the homeless.
- O, evsizler adına konuştu.
We are here in the name of Jesus Christ and King Charles.
- İsa Mesih ve Kral Charles adına buradayız.
In the name of God, protect me from this crazy woman!
- Tanrı adına beni bu deli kadından koru!
The vice-president attended the ceremony on behalf of the president.
- Başkan yardımcısı törene başkan adına katıldı.
I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
- İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
I would like to express our thanks on behalf of my colleagues.
- İş arkadaşlarım adına teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.
He made a speech on behalf of our company.
- Şirketimizin adına bir konuşma yaptı.
I'm very happy for Tom.
- Tom adına çok mutluyum.
She spoke up for him.
- O, onun adına konuştu.