Tom's lack of compassion surprised Mary.
- Tom'un acımasız olması Mary'yi şaşırttı.
Tom's face was full of pity.
- Tom'un yüzü acıma doluydu.
I could only feel pity for what they were enduring.
- Katlandıkları şey için sadece acıma hissedebilirim.
He's greedy and ruthless.
- O, açgözlü ve acımasız.
The gang is lead by a ruthless criminal called Tom.
- Çete, Tom adında acımasız bir suçlu tarafından yönetiliyor.
You just have to have mercy on my poor wife.
- Sadece zavallı karıma acımalısın.