a step, stair, or staircase

listen to the pronunciation of a step, stair, or staircase
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a step, stair, or staircase в Английский Язык Турецкий язык словарь

degree
{i} derece

Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece. - It is ten degrees below zero now.

Termometre 15 derecede durdu. - The thermometer stood at 15 degrees.

degree
{i} rütbe

Onun büyük babası yüksek rütbeli bir askerdi. - His grandfather was a soldier of high degree.

degree
{i} aşama
degree
{i} diploma

Tom kimya diplomasına sahiptir. - Tom has a chemistry degree.

Diplomanı nerede aldın? - Where did you get your degree?

degree
{i} ünvan
degree
{i} lisans

İngiltere'de yüksek lisans dereceleri çok yaygın değildir. - Master's degrees in Britain are not very common.

O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir. - He has a master's degree in mathematics.

degree
sıcaklıkölçer
degree
düzey
degree
kademe
degree
öğrenim derecesi
degree
derece derece
degree
by degrees yavaş yavaş
degree
(isim) derece, lisans, diploma, ünvan, rütbe, karşılaştırmalı üstünlük derecesi [dilb.]; aşama, evre; sıralı notalar
degree
{i} evre
degree
{i} fiz., (Geometri) derece
degree
üstünlük dere
degree
degree of latitudeparalel derecesi degree of longitude meridyen derecesi
degree
comparative degree mukayese derecesi
degree
{i} karşılaştırmalı üstünlük derecesi [dilb.]
degree
{i} derece, basamak, aşama, rütbe, mertebe
Английский Язык - Английский Язык
degree