a person or animal that can give birth or lay eggs

listen to the pronunciation of a person or animal that can give birth or lay eggs
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a person or animal that can give birth or lay eggs в Английский Язык Турецкий язык словарь

female
dişi

Üç tane köpeğim var; birisi erkek, diğerleri dişi. - I have three dogs; one is male and the others are female.

Koko bir dişi gorildir. - Koko is a female gorilla.

female
kadın

O ilk Japon kadın astronot olacak. - She will be the first female Japanese astronaut.

Bu çalışmadaki hastalar, 30 erkek ve 25 kadından oluşmaktadır. - The patients in this study consisted of 30 males and 25 females.

female
dişi fiş
female
(Tıp) kadın cinsine mahsus
female
dişilere ilişkin
female
{s} dişil

Bir aslanın yelesi daha koyu olsa dişileri için daha çekici olur. - The darker the mane of a lion is, the more attractive to females it is.

Sıcak havalarda sadece erkek yavru doğuran timsahın da doğuracak dişiler olmayacağı için nesli tükenebilir. - The crocodile, which produces only male young in hotter weather, might die out too because there will be no females to breed.

female
s., i. dişi
female
dişi hayvan veya bitki
female
dişi dişil kadın cinsine mahsus
female
{s} kadınlara ait
female
{i} kız

1990'dan beri on bir kız öğrenci ödül aldı. - Since 1990, eleven female students received the award.

Öğretmenin önünde oturan kız öğrenci Almanyalıdır. - The female student that sat in front of the teacher is from Germany.

female
{i} dişi canlı
Английский Язык - Английский Язык
female
a person or animal that can give birth or lay eggs

    Расстановка переносов

    a per·son or a·ni·mal that Can give birth or lay eggs

    Турецкое произношение

    ı pırsın ır änımıl dhıt kın gîv bırth ır ley egz

    Произношение

    /ə ˈpərsən ər ˈanəməl ᴛʜət kən ˈgəv ˈbərᴛʜ ər ˈlā ˈegz/ /ə ˈpɜrsən ɜr ˈænəməl ðət kən ˈɡɪv ˈbɜrθ ɜr ˈleɪ ˈɛɡz/
Избранное