Elizabeth'e halasının adı verildi.
- She was named Elizabeth after her aunt.
O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.
- When he openly declared he would marry Pablo, he almost gave his grandmother a heart attack and made his aunt's eyes burst out of their sockets; however, his little sister beamed with pride.
Noel için nineme bir gömlek vereceğim.
- I'll give grandma a shirt for Christmas.
Teyzemin üç çocuğu var.
- My aunt has three children.
Teyzeciğim kötü hissediyor.
- My aunty is feeling sick.
Babamın erkek kardeşinin karısı benim yengemdir.
- My father's brother's wife is my aunt.
Sami yengesiyle birlikte yaşıyordu.
- Sami lived with his aunt.
Ne yazık ki büyük annemin ne bir kümesi ne de bir motosikleti vardı.
- I'm afraid my grandma neither has a henhouse nor a motorcycle.
Büyük annem çok yaşlandı.
- My grandma has gotten very old.
Büyükannem sadece biraz çorba içti.
- My grandma just drank a bit of soup.
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.
- My grandma texts faster than you.
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.
- My grandma bent over to pick up a needle and thread.
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
- My grandma stooped down and picked up a needle and thread.
Had our beloved gammy lost it?.
My grandma texts faster than you.
- My grandmother texts faster than you.
... will collapse. And then what you've got is folks like my grandmother at the mercy of ...
... My grandmother was like a 75 word per minute administrative assistant, and she was like ...