Akşam yemeğinden sonra kumsalda yürüyelim.
- Let's walk on the beach after dinner.
Kumsalda ateş yaktık.
- We built a fire on the beach.
Bütün günü plajda geçirdik.
- We spent the entire day on the beach.
Plajdaki kum beyazdı.
- The sand on the beach was white.
Akşam yemeğinden sonra, sahilde bir yürüyüş yaparım.
- After dinner, I take a walk on the beach.
Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?
- What time of year do you usually like to spend time on the beach?
Deniz kıyısında yaşadığım için sık sık plaja giderim.
- I live near the sea so I often go to the beach.
Fransız Rivierası kıyısının çok güzel plajları vardır.
- The coast of the French Riviera has very beautiful beaches.
O, şehirde karaya oturmuştu.
- She was stranded in the city.
Eğer ıssız bir adada karaya otursaydın, okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?
- If you were stranded on a desert island, what books would you want to have with you to read?
O, sakalındaki az sayıda telden birini yoldu.
- He plucked one of his few strands of beard.
Life's a beach!.
... The Beach Boys, and then Sweet Escape by Gwen Stefani. It's just been really, really fun, ...
... I would probably have to take something by The Beach Boys. ...