Oturduğun koltuktaki boya hâlâ ıslak.
- The paint on the seat on which you are sitting is still wet.
Hangi koltukları istiyorsunuz?
- Which seats do you like?
Parti için sandalyeler ayırtıldı.
- The seats were reserved for the party.
Afedersiniz, bu sandalye dolu mu?
- Excuse me, is this seat taken?
Beni yerime götürdüler.
- I was ushered to my seat.
Oturduğun yerdeki boya hâlâ yaştır.
- The paint on the seat on which you are sitting is still wet.
This classroom seats two hundred students.