Luckily, the weather turned out fine.
- Çok şükür hava düzeldi.
The weather today is worse than yesterday.
- Bugün hava dünkünden daha kötü.
The weather forecast is not necessarily reliable.
- Hava durumu tahmini mutlaka güvenilir değildir.
We can get a weather bulletin every day.
- Biz her gün hava durumu bültenini alabiliriz.
How long does the airport bus take to the airport?
- Havaalanı otobüsünün havaalanına götürmesi ne kadar sürer?
I'm at the airport now.
- Şimdi havaalanındayım.
Tom just wanted to show off.
- Tom sadece hava atmak istedi.
Tom just wants to show off.
- Tom sadece hava atmak istiyor.
Preserves must be stored in a jar with an airtight seal.
- Konserveler hava geçirmez bir conta ile kavanozda saklanmalıdır.
If your windows are not airtight, moisture will seep in.
- Pencereleriniz hava geçirmez değilse nem içeri sızar.
The weather forecast was right.
- Hava durumu tahmini doğruydu.
Today's weather forecast says that it is likely to be fine tomorrow.
- Bugünkü hava durumu tahmini yarın havanın muhtemelen iyi olacağını söylüyor.
The senior citizens' spirits were high in spite of the bad weather.
- Yaşlıların ruhları kötü havaya rağmen yüksekti.
The naughty girl assumed an air of innocence.
- Yaramaz kız bir masum havası üstlendi.
Pilots communicate with airport services by radio.
- Pilotlar telsizle havaalanı hizmetleri ile iletişim kurar.
Is there bus service to the airport?
- Havalimanına otobüs servisi var mı?
The climate here is colder than I expected.
- Hava burada umduğumdan daha soğuk.
The climate here is milder than that of Moscow.
- Buradaki hava Moskova'dakinden daha ılıman.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle okullar tatil edildi. - Due to inclement weather schools were cancelled.
A cold wave hit this district.
- Bir soğuk hava dalgası bu bölgeyi vurdu.
A cold wave passed over Japan.
- Bir soğuk hava dalgası Japonya üzerinden geçti.