The suspect was innocent of the crime.
- Şüpheli suçla ilgili masumdu.
The police arrested a suspect in connection with the robbery.
- Polis, soygun olayı ile ilişkili olarak bir şüpheliyi tutukladı.
I am doubtful whether he will come.
- Onun gelip gelmeyeceği konusunda şüpheliyim.
It is doubtful whether he will pass.
- Onun geçip geçmeyeceği şüphelidir.
She said that she saw a suspicious man.
- O, şüpheli bir adam gördüğünü söyledi.
Did you notice anything suspicious?
- Şüpheli bir şey fark ettin mi?
There is something fishy here.
- Burada şüpheli bir şey var.
The fisherman's story is fishy.
- Balıkçının hikâyesi şüpheli.
Research in this area is somewhat equivocal.
- Bu konuda yapılan araştırma oldukça şüpheli.
Students are expected to stay away from dubious places.
- Öğrencilerin şüpheli yerlerden uzak kalması bekleniyor.
She gave us a dubious answer.
- O bize şüpheli bir cevap verdi.