ısrar ediyor

listen to the pronunciation of ısrar ediyor
Турецкий язык - Английский Язык
insists

He insists on going to the park with his father. - Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.

She insists on her son being innocent. - Oğlunun masum olduğu konusunda ısrar ediyor.

third-person singular of insist
ısrar et
take into ones mind
ısrar et
persist

To err is human, but to persist in error is diabolical. - Hata yapmak insana mahsustur ama hatada ısrar etmek şeytanidir.

The lady persisted in wearing such an old-fashioned shirt. - Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.

ısrar et
take into one's mind
ısrar et
insist

They insisted on my getting the work done by tomorrow. - Onlar yarına kadar işi yaptırmamda ısrar ettiler.

The lawyer insisted on his innocence. - Avukat onun suçsuzluğu konusunda ısrar etti.

ısrar et
importune