All the members of the club agreed with me.
- Kulübün bütün üyeleri benimle anlaştılar.
All the members were present.
- Bütün üyeler hazır bulundu.
All the members of the committee hate one another.
- Komitenin bütün üyeleri birbirlerinden nefret ediyorlar.
We waved flags to welcome members of our baseball team.
- Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.
The twelve stars on the flag of the European Union do not symbolize the twelve founding members of the union. They symbolize the Twelve Apostles.
- Avrupa Birliği bayrağındaki on iki yıldız, birliğin on iki kurucu üyesini sembolize etmemektedir. O, on iki havariyi sembolize etmektedir.
A quartet has one more member than a trio.
- Bir dörtlü, bir üçlüden bir üye daha fazladır.
She's a member of this organization.
- O bu organizasyonun bir üyesidir.
She is a member of this organization.
- Bu kuruluşun bir üyesidir.